RİZE HABER DETAY SAYFASI

PYD’ye SDG dediler, biz de yuttuk bunu"

  • 18.11.2017, 17:23:29
  • POLİTİKA
  • RİZE
  • IHA
pyd-ye-sdg-dediler-biz-de-yuttuk-bunu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yani PYD. Kaktılar dediler ki anlaşıldı, bunun ismini değiştirelim. Diyen kim; Amerika. Ne yaptılar ismini SDG; Suriye Demokratik Güçleri. Sevsinler sizi, biz anlamadık yuttuk bunu" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Rize Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Rize 6. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Kongre öncesinde helikopterle Rize ve Artvin’de yapımı devam eden yatırımları havadan inceleyen Erdoğan, kapalı spor salonuna gelişinde önce ÇAYKUR Rizespor Kulübü’nü ziyaret ederek teknik heyet ve futbolcularla sohbet etti. Çiçeklerle karşılanan Erdoğan, daha sonra buradan ayrılarak kongrenin yapıldığı Kapalı Spor Salonu’na hareket etti. Erdoğan, salon dışında kendisini bekleyenlere kısa bir selamla konuşması yaparak salona girdi. Yaklaşık 3 aylık aranın ardından il kongresi vesilesi nedeniyle tekrar hemşehrileri ile bir araya gelmenin, hasret gidermenin, kucaklaşmanın memnuniyetini yaşadığını belirten Erdoğan’a hemşehrileri Erdoğan’ın resminin bulunduğu 3 boyutlu bir kareografi gösterisi ile cevap verdi.



“ÜLKEMİZE DÖRT ELLE SARILACAĞIZ”

Hedeflerinin Türkiye’yi dünyada ilk 10 ülke içerisine sokmak olduğunu kaydeden Erdoğan “Bunu yaparmıyız ? Bu ülkeyi bizim başımıza yıkmak için ellerini ovuşturmak için o kadar çok güç, o kadar çevre var ki başka türlü başa çıkamayızNe diyor o güzel Rize türküsünde ‘Dumanım yayılamam, ben senden ayrılamam. Ben senden ayrılırsam halim yamandır yaman’ İşte bizde bu ülkeden bu milletten ayrılamayız. Allah göstermesin. Eğer öyle bir durum ortaya çıkarsa halimiz sadece yaman olmaz hepten duman oluruz. Çevremizde yaşananları görüyorsunuz. Devletimizin birliğinin, beraberliğinin, ülkenin bütünlüğünün, devletin varlığının ortadan kalktığı hiçbir yerde huzur ve güven göremezsiniz. Gelecek umudu bulamazsınız. Bu yüzden ülkemize dört elle sarılacağız. Bu ülkeyi bizim yapan değerlerimize ezanımıza, bayrağımıza, tarihimize, kültürümüze sıkı sıkıya sahip çıkacağız ki ayakta kalalım. Ordumuz en güçlü ordu, polisimiz en güçlü polis, istihbaratımızı en güçlü istihbarat haline getireceğiz ki maruz kaldığımız saldırıları rahatça bertaraf edebilelim. Ekonomimiz güçlü olacak, üretimimiz, ihracatımız, istihdamımız, yatırımlarımız kesintisiz sürecek ki önümüzü görebilelim” diye konuştu.



“AK PARTİ HİÇBİR ZAMAN KENDİNİ SORGULAMAKTAN ÇEKİNMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin doğru zamanlarda, zeminlerde olmak kaydıyla hiçbir zaman kendini sorgulamaktan çekinmeyeceğini kaydederek “AK Parti öz eleştiriyi ihmal etmeyen bir partidir. Ana muhalefet partisi hiçbir zaman gerçek bir iktidar murakabesi iktidar partisi eleştirisi yapamamıştır. Onlar sadece yalanla iftira ile ülkenin ve milletin gerçekleriyle hiçbir ilgisi olmayan tali işlerle uğraşmışlardır. Bunun için yaptıklarımız kadar yapamadıklarımızı eksik yaptıklarımızı ve hatta yanlış hatalı uygulamalarımızı da milletimizle paylaşıyoruz. Gene geldim bir Rize türküsüne, ‘Endim dere düzüne haşlamayı haşladım, sevdaluk iyi şeydur bende yeni başladım.´ Son günlerdeki değişim söylememizin bazıları tarafından sanki ilk defa olan bir şeymiş gibi algılandığını görüyorum. Halbuki biz kendimizi sineye çekme sorgulama işine yeni başlamadık. En başından beri bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü bizim inancımıza göre Allah’tan başka hiçbir varlık sorgulamaz değildir. Faniler olarak bizlerin eksiği yanlışı hatası elbette olacaktır. Önemli olan bunu kabul edebilecek ve düzeltme yoluna gidebilecek erdemi gösterebilmektir. AK Parti işte bu erdeme sahip. Milletimizde hasbi ve harbi ilişki içinde olmaktan asla yüksünmeyen bir partidir. Hükümet icraatlarından teşkilatlarımıza kadar her alanda milletimize daha iyi hizmet edebilmek için ne gerekiyor onu yaparak yolumuza devam edeceğiz. Kongre sürecimizi bu anlayış ile yürütüyoruz. AK Parti sadece kendi iç meselelerine hapis olma hakkına sahip bir parti değildir. Çünkü milletimiz bize büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek vazifesini vermiştir” ifadelerini kullandı.



“BUNLAR BİTTİĞİ ZAMAN ZATEN ŞOK OLACAKLAR”

Türkiye’nin bugün ASELSAN marifeti ile elektronik harp cihazlarında dünyada belli bir yere ulaştığını kaydeden Erdoğan “Türkiye çok uzak olmayan bir gelecekte kendi hava savunma sistemlerini kuracak ve bunları da dostlarıyla paylaşacaktır. İnşallah şimdi çok büyük ağır tonajlı olanların çalışması yapılıyor. Bunlar bittiği zaman zaten şok olacaklar. Kimsenin bizi elindeki teknolojik gücüyle tehdit etmesine boyun eğecek değiliz. Ülkemizi ele güne muhtaç etmeyecek benzer çalışmaların başlarına gelenlerin bir daha yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Ülkemizde yürütülen tüm savunma sanayi ve ileri teknoloji projeleri Cumhurbaşkanı olarak şahsı himayem altındadır. Bu konularda yaptığımız çalışmalarda engellerle karşılaşan önü kesilen emeği zayi edilen herkese Cumhurbaşkanlığının kapısı açıktır. Kaybedecek bir tek dakikamız da heba edilecek tek bir damla alın terimiz de çöpe atacak tek bir projemizde yoktur” dedi.



“SADECE AMBALAJI VE ETİKETİ DEĞİŞTİRİYORLAR”

Türkiye’yi uluslararası alanda köşeye sıkıştırmaya çalışanların Suriye ve Irak’ta 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ki en kanlı, en vahşi en sinsi en alçak senaryoyu uyguladıklarını kaydeden Erdoğan “Bölgede adeta bir terör fabrikası kurulmuş. Bu fabrikada görev yapan terör mühendisleri ellerinin altındaki geniş rezervden kimi zaman El-Kaide, DAEŞ kimi zaman PKK, PYD kimi zaman FETÖ olan kimi zamanda başka isimler taşıyan örgütler imal ediyorlar. Aslında hepsi de eli kanlı katiller sürüsünden. Hepsi aynı, sadece ambalajı ve etiketi değiştiriyorlar. İşte SDG olayında olduğu gibi. Yani PYD. Kaktılar dediler ki anlaşıldı, bunun ismini değiştirelim. Diyen kim; Amerika. Ne yaptılar ismini SDG; Suriye Demokratik Güçleri. Sevsinler sizi, biz anlamadık yuttuk bunu. Artık bunların hepsini biliyoruz. Bu fabrikada üretilen örgütler ihtiyaca göre tedavüle sokuluyor. Gerektiğinde tadilata tabi tutuluyor. Gerektiğinde ise evet imha ediliyor. Atalarımızın ’it iti ısırmaz’ dediği gibi. Bu terör örgütleri de zahirde birbirleri ile çatışıyor gibi gözükseler de aslında gayet uyumlu şekilde kendilerine verilen görevleri ifa ediyorlar. PYD denilen terör örgütü daha düne kadar DAEŞ ile çatışıyor, denilerek silaha paraya desteğe boğuluyordu. Rakka’da bu iki örgüt iş üstünde yakalanıp çarpık ilişkisi ifşa olunca fabrikatörler ne dediler ‘bunu saygı ile karşıladıklarını’ ifade ettiler. Ayıp ya biz sizlerle müttefik değilmiyiz. Bu nasıl ittifak ? Müttefikinize böyle bir çalımı nasıl atmaya kalkarsınız. Biz bu işlerden biraz anlarız. İnkara yalana çarpıtmaya dayalı açıklamaları ile ülkemizi ikna ettiklerini sananlara diyoruz ki ‘Biz her şeyin farkındayız’. Asıl önemli olan siz kendi yaptıklarınızın sonucunun farkındamısınız. DEAŞ ve PYD başta olmak üzere hepsi de aynı tezgahta üretilmiş terör örgütleri üzerinden çıkarlarını hayata geçirmeye çalışanların artık terör, terörizm laflarını ağızlarına almaya dahi hakları kalmamıştır. Bakın açık konuşuyorum bu yaşanlardan sonra terörle terör örgütleri ile mücadele ettiğini biz nasıl inanabiliriz” şeklinde konuştu.



“YÜZLERCE BİNLERCE TERÖRİSTİ EVET GÖMÜYORLAR, GÖMMEYE DE DEVAM EDECEĞİZ”

Türkiye’nin yürüttüğü terör operasyonlarının devam edeceğini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

“İşte şimdi hükümetimiz, İçişleri bakanımız sayın Soylu ve tüm ekibimiz Elhamdülillah dağlarda taş üstüne taş koymadan yüzlerce binlerce teröristi evet gömüyorlar, gömmeye de devam edeceğiz. Ne dedik bunları biz inlerinde vuracağız dedik vurduk mu vurduk. FETÖ aynı şekilde, vurduk mu vurduk. Ama şimdi bazı dostlar geliyorlar ‘bizimkinin suçu yok’ diyorlar. Yav yapmayın. Bakın bunlar bizi aldattılar ama aynı şekilde annelerini, babalarını, eşlerini yavrularını onları da aldattılar. İşte şimdi bir kısmı içerde bir kısmı fırsatı bulan kaçtı, gitti. Nereye ağalarının yanına. O Pensilvanya’daki hainin yanına. Bir kısmı Avrupa’daki değişik ülkelerine. Oralarda görüyorsunuz NATO ile şunlarla bunlarla nasıl koalisyon oluşturuyorlar. Türkiye’nin açıkça terör örgütü dediği yapıları himayesine alan bir ülkeye biz nasıl güvenebiliriz. Ülkemize karşı kullanılacağı gün gibi aşikar binlerce tır silahı bölgeye yığan bir devletin bizim terörizm ile ilgili endişeleri paylaştığına biz nasıl inanabiliriz ki. Ülkemize karşı gerçekleşen tüm saldırıları hukuk kılıfı altında meşrulaştıran bir devlet nasıl bizim dostumuz olur soruyorum sizlere. Üstelik bu soru işaretleri, bu tereddütler, bu hayal kırıklıkları sadece bizimle de sınırlı değil. Dünyanın her yerinde bu yanlışlar açıkça görülüyor, konuşuluyor, değerlendiriliyor. Uluslararası kuruluşların anlaşmaları, diplomatik teammülleri, nezaketi bir kenara bırakarak dünyayı diledikleri gibi yöneteceklerini sananlar çok yakında yanıldıklarını da göreceklerdir. Dünya kimsenin tepe tepe yönetebileceği, kuralları istediği gibi koyup istediği gibi değiştirebileceği orman kanunlarının hakim olduğu bir yer değildir. Biz kendi ülkemizden başlayarak bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mazlumları, mağdurlara sahip çıkarak onların hakkını, hukukunu koruma mücadelesi vererek bu çarpık düzene baş kaldırıyoruz. Onun için dünya 5’ten büyüktür diyoruz.”



“COĞRAFYA KADERDİR VE BİZ DE KADERİMİZDEN KAÇMAYACAĞIZ”

“Ecdadımız asırlar boyunca bu duruşu ile hem kendisine hem de tüm insanlığa çok büyük hizmetler yapmıştır” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“Ülkesine ve kendisine güveni olmayan birileri bu meydan okumamıza karşı çıkacaklar. Binbir dereden su getirerek yeniden teslimiyet politikalarına dönüşü savunacaklardır. Biz milletimiz ile birlikte bu politikaları geri dönmemek üzere gömdük. Köprüleri yıktık, gemileri yaktık bedeli ne olursa olsun hedeflerimize doğru yürümekten vazgeçmeyeceğiz. Suriye’de İdlip Operasyonu’nu da tamamlayacağız. Afrin’i de kurtaracağız. Münbiç’i de asıl sahiplerine teslim edeceğiz. Diğer bölgeleri de terör örgütlerinden temizleyeceğiz. Irak’ta Kandil başta olmak üzere ülkemize yönelik terör eylemlerinde kullanılan ne kadar bataklık varsa hepsini kurutacağız. Libya’da oynanan oyunlara seyirci kalmayacağız. Körfez’de çıkartılmaya çalışılan kardeş kavgasını engellemek, ateşi alevlendirmek için çalışılan mezhepçilik fitnesini söndürmek üzere tüm gücümüzle çalışacağız. Biliyoruz ki eğer meseleyi böylesine geniş bir çerçevede ele almazsak bizi bu vatan topraklarında asla rahat bırakmayacaklar. Türkiye’nin ve Türk milletinin kaderi Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Kuzey Afrika’dan Orta Asya’ya kadar tüm bu coğrafyanın yükünü omuzlamaktır. Evet coğrafya kaderdir ve biz de kaderimizden kaçmayacağız. Üzerine üzerine gidecek Allah’ın yardımı ve izni ile kendimiz ve tüm dostlarımız için güvenli ve müreffeh bir gelecek inşa edeceğiz.”



“ÖNÜMÜZDE ÇOK KRİTİK BİR İMTİHAN VAR; 2109 SEÇİMLERİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde 2019 seçimlerine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Kardeşlerim işte bu büyük mücadele önümüzdeki çok kritik bir imtihanı hazırlıyor. Bu imtihan 2019 seçimleridir. 3 kasım 2002 seçimlerinden beri güvenini, desteğini, teveccühünü bizden esirgemeyen milletimiz 16 Nisan halk oylaması ile önümüze unutmayın yeni bir yol açılmıştır. Bu yolu sağ salim katedebilmemiz için 2019’u başarı ile geçirmemiz gerekiyor. Ondan sonra önümüzde içerdeki ve dışarıdaki mücadelemizi kararlılık ile verebileceğimiz pırlanta değerinde bir 5 yıl olacak. Milletimizin geçtiğimiz 15 yıldır olduğu gibi 2019 seçimlerinde de sorumluluğu yine bize tevdi edeceğine ben inanıyorum. Ama bunun için bizim üzerimize düşenleri yapmamız gerekiyor. 81 vilayetimizde büyükşehirlerin hepsinde kongrelerimizi yapıyoruz. Şayet biz bu süreci hakkı ile yürütür ve milletimizin bize olan desteğinin artarak süreceğine ben inanıyorum. Tam tersi olursa yani rehavete kapılır, ülkeye hizmeti bırakıp kendi kendimizle uğraşamaya başlarsak o zaman milletimizin bize bakışı da ona göre şekillenir. Milletimizin 7 Haziran seçimlerinde verdiği mesajı hatırlayın, unutmadık değil mi unutmayacağız. Önümüzdeki dönemde yapmamız gereken en önemli işlerden biri geçtiğimiz 15 yılda ülkemize kazandırdığımız hizmetleri anlatmak olacaktır. Çünkü biz kendi yaptıklarımızı anlatamadığımızda birileri çıkıp kendi yalanları ile o boşluğu doldurmaya çalışır. Ne diyor o güzel Rize türküsünde ‘Mısırı kuruttun mu ?, ambarda duruttun mu ? Nenen çarık giyerdi bunları unuttun mu ?”

Erdoğan, konuşmasının ardından vefat haberini öğrendiği Olimpiyat Şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu’nun vefatı nedeniyle başsağlığı dileklerinde bulundu. Erdoğan, konuşmasının ardından Rize Valiliği’ni ve belediyesini ziyaret etti.

(Ersen Küçük - Gökmen Şahin - Bayram Ali Sarı - Kubilay Ateş/İHA)