İSTANBUL HABER DETAY SAYFASI

YALAKALIK SANATI

  • 21/03/2018 - 14:21:20
  • GENEL
  • İSTANBUL
  • KAYNAK: ALİ RIZA EMÜL
yalakalik-sanati

YALAKALIK SANATI



*Her devrin adamlarıdır onlar....



*Rüzgarı önceden hisseden...



*Rüzgardan önce dönen rüzgar gülleridir bu güzel kardeşlerimiz...



*Temel özellikleri yukarıda gördüklerine yalakalanıp, aşağıda gördüklerini ezmektir...



*Bundan müthiş tatmin olurlar... Varoluş amaçlarından birisi budur zaten....



*Bir diyer nedeni ise keselerini doldurmak..



*Trajikomik durumları vardır çoğunlukla...



*Onları hemen tanıyabilirsiniz etrafınıza iyi bakmanız yeterli...



*Kendilerinden daha etkili veya yetkili birisini gördükleri zaman öne eğilmiş (poposu kafasından daha yüksekte kalmış) vaziyette üst şahsı takip ederken görebilirsiniz zatı muhteremleri...



*Yada kendinden aşağıda sandığı biri ile konuşurken geğirip, burnunu karıştıran göbeğini kaşıyan, bunu’da çok naturel bir şekilde yapan insancık müsvetteleri...



*Böylece karşısındakine varlığı ile yokluğunun farksız olduğunu hissettirmeden yaşamaya  çalışırlar…



*Bu arkadaşların piskopat ve öküz cinsleri’ de vardır... (öküzler alınmasın)



*Bazıları her türlü insani nitelik ve değerden yoksun yaratılmıştır... görmüşsünüzdür zaten çevrenizde etrafınızda çoktur...



*Kendi yapmadıkları veya inanmadıklarını çevresindeki insanlara söylemekten suratları köseleye dönüşmüş, kaşarlanmıştırlar...



*Sanılanın aksine ruhsuz gibi görünseler’ de bir ruhları vardır...



*Ancak çok zaman önce satılmış olan bir ruhtur bu....



*Bundan dolayı ipleri başkalarının elinde gezen aciz varlıklardır aslında...



*Veya boyunlarındaki ipi yalnızca para olarak gören zavallılardır.



*İpi elinde tutanın uygun gördüğü kadar vardırlar yani...



*Bu güne kadar karşılaştığınız, selamlaştığınız bu insancık’ lar ne hikmetse birden bire kendi yalakalıklarını unutup seni yalakalıkla döneklikle suçlarlar günün birinde, tabiki ardımdan …



*Varsın suçlasınlar sorun değil ciddiye almak demek o insancıkların seviyesine inmekten başka bir şey değildir nasıl olsa….



*Yalnız o insancık arkadaşların bilmesi gerekenler vardır….



*Birden bire döneklikle yalakalıkla suçladığınız o insan geçmişte yalayıp yuttuğunuz kişilerle hiçbir alış verişi olmamış aynı masada yiyip içmemiş yiyip içmek bir yana aynı masada oturmamış yanlış yapılan her işe muhalif olmuş  ne minnet borcu ne de menfaat beklentisi  olmamıştır ….



*Hayatı boyu omurgasız yaşamadığı gibi paraya pula tapmamış yanlışa doğru doğruya yanlış dememiştir..



*Menfaat için kimseyi dün yalayıp yutmadığı gibi bu günde kimsenin ardından kuyu kazmak namkörlük etmek yerine teşekkür etmesini’ de bilmiştir....



*Bir Teşekkürü eğer döneklikle yağdanlığa sığdırabilmişseniz varsın o insancık doğru bildiği şey için sizin gözünüzde dönek yalaka olsun, her daim sizler gibi menfaat uğruna yalaka dönek olacağına…



*Yeri geldiğinde doğruya doğru yeri geldiğinde eğriye eğri demiş, surata gülüp ardından sövmemiştir hiç değilse..



*Ne kimsenin ardından kuyu kazılmasını sever nede kazılan o kuyuya düşenin açısından zevk almamıştır.



*Kuyuya düşeni çıkarmak her daim görev bellemiş insanlığın bunu gerektirdiğine inanmış düşene tekme vurmak yerine ayağa kaldırmanın daha erdemli olduğuna inanmıştır,



*Kısacası sözün özü sizin kitabınızdaki bu dönek diyelim ve bu haftaki yazımızı’ da sonlandıralım..



 *Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna bile az.



*Saygılarımla...



                                               Ali Rıza EMÜL..